AVUKATLIK KANUNU

Gerekçe ve komisyon raporu metnini görmek için tıklayınız
Kanun No: 3499
Kabul Tarihi: 27/6/1938

Birinci bab

Avukatlık mesleğine kabul şartları

BİRİNCİ FASIL

Umumî hükümler

Madde 1 — Avukatlık mesleğine kaimi olunmak için:

A - Türk olmak,

B - Yirmi üç yaşını bitirmiş bulunmak,

C - Bir Türk hukuk fakültesinden veya mektebinden mezun olmak ya Siyasal Bilgiler Okulundan mezun olup ta noksan kalan derslerden hukuk fakültesinde imtihan vermiş olmak veya yabancı bir memleket hukuk fakültesinden mezun olup ta Türkiye hukuk fakülteleri programına göre noksan kalan derslerden imtihan ile tasdikname almış bulunmak

D - Avukatlık stajını yapmış ve hâkim muavinliği imtihanında ehliyet göstermiş olmak,

E - Levhasına kaydı istenilen baro mıntakasında ikametgâhı bulunmak,

F - Avukatlıkla içtimai caiz olmıyan bir hizmet veya meşgalede bulunmamak,

G - Bu kanuna göre avukatlığa mâni bir hali olmamak,

H - İkinci maddenin (A) bendinde yazılı bir suçtan dolayı cezaî veya ayni maddenin (B) bendinin tatbikini istilzam eden inzibatî takib altında bulunmamak şarttır.

Madde 2 — A) şeref ve hasiyeti muhil bir suçtan veya ağır habsi müstelzim bir cürümden mutlak surette yahut bir cürümden bir sene veziyade hapis cezası ile mahkûm olanlar,

B) Cezaî veya inzibatî bir karar neticesinde meslekî bir suçtan dolayı hakim veya memur yahut avukat olmak vasfını kaybetmiş olanlar,

C) Meslek şeref ve haysiyetine uymayan halleri bulunanlar,

D) Hileli ve taksirli olmıyarak iflâsına karar verilmiş olupta itibarını geriye getirmemiş olanlar,

E) Avukatlık vazifelerini daimî surette ifaya mâni vücud veya akılca bir maluliyeti bulunanlar,

F) Tasarruf ehliyeti mahkeme kararile tafadid edilmiş vaziyette bulunanlar,

Stajyer veya avukat olmaktan memnudurlar.

Şu kadar ki (A) fıkrasının tatbiki halinde kasdî olmayan cürümlerden biri ile veya cezayı hafifleten sebebler nazara alınarak mahkûm olanların bu mahkûmiyeti stajyer veya avukat olmaya mâni olup olmadığına baro idare meclisi tarafından karar verilir.

Madde 3 — Maaş, ücret veya aidat mukabilinde görülen hiç bir hizmet ve vazife, iş ajanlığı, tüccarlık veya mesleğin vakar ve haysiyetile telifi mümkün olmayan her türlü meşgale avukatlıkla içtima edemez.

Madde 4 — A )Mebuslar, vilâyet ve belediye meclisi, azaları;

B) Üniversite, yüksek veya talî mekteb profesör, muallim, doçent ve asistanları;

C) Hususî müessese ve şahısların müşavir ve avukatları;

D) Hakemlik, tasfiye memurluğu, kaza mercilerinin veya adlî bir dairenin verdiği her hangi bir vazife veya hizmet,

E) Anonim ve kooperatif şirketleri idare meclisi azalan, murakıpları ve hayır ve ilim müesseseleri reis ve azaları.

Üçüncü madde hükmünden müstesnadır.

Şu kadarki bunlardan mebuslar hazinenin, belediye ve hususî idarelerin, vilâyet ve belediyelerin idare ve murakabesi altında bulunan daire ve müesseselerin ve sermayesinin yarıdan fazlası Devlete aid şirket ve müesseselerin, vilâyet ve belediye meclisi azalan mensub oldukları hükmî şahısların aleyhindeki, dava ve işleri kabul ve takibden memnudurlar.

Bu memnuiyet avukatların şeriklerine de şamildir.

Madde 5 — Maaş veya ücreti Devlet, vilâyet veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, vilâyet veya belediyelerin idare ve murakabesi altındaki daire veya müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar yalnız bu daire, müessese veya şirketlere aid işlerde avukatlık edebilirler.

Mahkeme veya kazaî mercilerde mensub oldukları daireyi temsil eden hukuk müşaviri veya muavinleri baroya kaydolunmaya mecburdurlar.

Madde 6 — Bir hâkim veya müddeiumuminin sebeb veya neseb cîhetile usul veya furuundan veya birinci ve ikinci derecede akrabasından olan avukat o hâkim veya müddeiumuminin bulunduğu mahkeme veya dairede avukatlık edemez.

Aralarında evlilik bağı olan avukatla hâkim veya müddeiumumi hakkında, evliliğin zevalinden sonra da, hüküm böyledir.

Madde 7 — Vazifelerinden ayrılan hâkim ve müddeiumumiler hizmet ettikleri mahkeme veya yerlerde, ayrılma tarihinden itibaren iki sene müddetle avukatlık etmekten memnudurlar.

İKİNCİ FASIL

Staj

Madde 8 — Avukatlık stajı bu fasılda yazılı şartlar dairesinde bir avukat nezdinde ve Adliye Vekâletinin tensib edeceği mahkemelerde ifa edilir.

Stajın icabında, mahkeme nezdinde başlatılmasına Adliye Vekili izin verebilir.

Bu takdirde, bu fasıldaki hükümler ona göre tatbik olunur.

Madde 9 — Birinci maddenin A, C, E, F, G, H bendlerinde yazılı şartları haiz olanlar avukatlık edecekleri yer barosuna bir talebname ile müracaat ederler.

Madde 10 — 9 uncu maddede yazılı talebnatmeye aşağıda gösterilen vesikalar raptolunur:

A) Kanunun aradığı şartlara müteallik vesikaların asıllarile tasdikli ikişer sureti;

B) Namzedin birinci maddenin G ve H bendlerinde yazılı hallerin kendisinde bulunmadığına dair bir beyanname;

C) Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakatı; ,

D) Namzedin ahlâkî gidişi hakkında iki avukat tarafından tanzim kılınan takdinmame.

Bu vesikaların birer sureti baro reisi tarafından tasdik edilerek Adliye Vekâletine gönderilir ve diğer suret veya asılları baro dosyasında saklanır. 15inci maddede yazılı halde C bendinde gösterilen vesika verilmez.

Madde 11 — Talebname yukarıki maddede yazılı hususlarla birlikte tevdii tarihinden 10 gün içinde baronun veya Adliye dairesinin münasib bir yerinde 15 gün müddetle talik ve ilân olunur.

Her avukat veya stajyer bu müddet içinde kaydın icrasına itirazda 'bulunabilir. Şu kadar ki itirazın tedkik edilebilmesi vazıh delil veya vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.

Madde 12 — Baro reisi talebnamenin ilânından önce baroya mensub avukatlardan birini, namzedin manevî vasıflan haiz olup olmadığını tahkika ve bir rapor tanzimine memur eder.

Madde 13 — Baro meclisi itiraz müddetinin bitmesinden bir ay içinde 12nci maddede yazılı raporu nazara alarak namzedin stajyer lis­tesine kabul edilip edilmemesi hakkında mucib sebebler gösterilmek üzere bir karar verir.

Bu karara karşı; müddeiumumi, idare meclisi azaları veya alâkalı, kararın verildiği veya tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, Adliye Vekâletine itiraz edebilir.

Birinci fıkrada yazılı müddet içinde bir karar verilmemiş olması halinde de hüküm böyledir.

Adliye Vekâletinin vereceği karar kat'idir.

Madde 14 — Avukatlık stajı, listeye kayid tarihinden itibaren başlar.

İtiraz, kaydin icrasını durdurur.

Bu fasılda yazılı staja aid müddetler Adliye tatili esnasında işlemez.

Madde 15 — Baro reisi, resen veya alâkadarın müracaatı üzerine stajın talebnamede gösterilen avukattan başka bir avukat yanında yapılmasını tensib edebilir.

10 uncu maddenin C bendinde yazılı vesikayı istihsal imkânını bulamayan namzedin, hangi avukat yanında staj göreceğini tayin, baro reisinene aiddir.

Avukat her iki halde de stajyeri kabule mecburdur.

Madde 16 — Avukat nezdinde yapılacak staj müddeti kesimsiz olarak en az bir senedir.

Baro reisi makbul mazeretleri halinde stajyerlere senede on beş gün izin verebilir.

Staj müddeti esnasında makbul sebebler dolayısile inkıtalar üç ayı geçmemişse ikmal ettirilir.

Stajyer, staj müddeti içinde avukatla birlikte mahkeme celselerine ve Staj konferanslarına devam etmek, nezdinde çalıştığı avukat tarafından tevdi olunan işleri takib ve dava evrakını tanzim eylemek ve staj nizamnamesinde gösterilen diğer vazifeleri görmekle mükelleftir.

Madde 17 — 16 ncı maddede yazılı staj, nezdinde çalışılan avukatın nezareti altında ifa edilir. Bu avukat baro idare meclisine her üç ayda bir staj vazifelerinin sureti ifası ve bir senelik müddetin hitamında da stajın muvaffakiyetle ikmal edilip edilmediği hakkında müdellel bir rapor verir.

Stajın kanun hükümleri dairesinde yapılmamasından avukat mesuldür.

Madde 18 — Baro idare meclisi staj hakkındaki senelik raporun tevdiini müteakib Müddeiumminin yazılı mütaleasmı alarak staj vesikasının verilmesine veya müddetin altı ay uzatılmasına karar verir.

İdare Meclisinin bu husustaki kararları kat'î olup aleyhine hiç bir mercie müracaat edilemez.

Madde 19 — Staj vesikasını istihsale muvaffak olanlar Adliye Vekaletinin tensib edeceği yerde bir sene müddetle vazife görürler. Bu müddet içinde 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 5, 6, 7, 8, 9,10 ve 11inci maddeleri avukat stajyerleri hakkında da tatbik olunur.

Bunlardan muavinlik imtihanında ehliyet göstermiş olanlara aid mazbataların bir sureti kayıdlı oldukları baroya gönderilir.

Madde 20 — Muavinlik imtihanında ehliyet göstermiş olanlar veya 21 inci maddede yazılı şartları haiz bulunanlar avukatlık edecekleri mıntaka barosuna aid levhaya kayıdlarının icrasını isteyebilirler.

Baro idare meclisi bu taleb tarihinden itibaren bir ay içinde esbabımucibeli kararını Adliye Vekâletine göndermekle mükelleftir. Bu müddetin hitamında kaydı icra edilmemiş olanlar doğrudan doğruya veya itiraz yolile Adliye Vekâletine müracaat edebilirler.

Vekillikçe yapılan tedkikat neticesinde kanunda yazılı şart ve vasıfların tahakkuku veya red kararında gösterilen sebeblerin varid olmaması halinde ruhsatname verilir.

Ruhsatnamenin tanziminde bir defaya mahsus olmak üzere yirmibeş lira harç alınır.

Madde 21 — Adlî ve askerî hâkimlik veya müddeiumumilikte, Devlet Şûrası Dava daireleri reis ve azalıklarında ve hukuk fakülteleri medeniye, ticaret ve ceza hukukile usul dersleri profesörlüklerinde veya bu derslerin doçentliğinde yahut 2556 sayılı Hâkimler Kanununa göre hakimlik veya müddeiumumilik sınıflarından sayılan memuriyetlerde en az dört sene müddetle hizmet etmiş olanlar birinci maddenin D fıkrasında yazılı kayıddan vareste tutulurlar.

Bu gibilerin baroya kaydında onuncu maddenin A ve B bendlerinde yazılı vesikalardan başka sicil hulâsalarının da tasdikli bir suretinin verilmesi lâzımdır.

İkinci bab

Avukatların hak ve vazifeleri

Madde 22 — Avukatlık, âmme hizmeti mahiyetinde bir meslektir.

Gayesi avukatların hukukî bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine tahsis, tarafların hukukî münasebetlerinden veya karşılıklı menfaatlerinden doğan ihtilâfların hakka uygun olarak halline tavassut ve umumiyetle mahkemelerle diğer resmî mercilere kanunun tam olarak tatbiki hususunda yardım etmektir.

Madde 23 — Kanun işlerinde ve hukukî meselelerde rey vermek, mahkeme ve hakem veya kaza salâhiyetini haiz diğer mercileri huzurunda hakikî veya hükmî şahıslara aid hukuku dava, müdafaa eylemek ve bu hususlara aid bütün evrakı tanzim, adlî muameleleri ve resmi dairelerde nizalı ve ihtilaflı işleri takib etmek yalnız bu kanunun hükümleri dairesinde baroya kayıdlı bulunan avukatlara aiddir.

Dava ikamesine ehil olan her şahıs kendi dava veya işini bizzat ikame ve takib edebilir.

Usul ve furu ile ikinci dereceye kadar olan civar hısımları ve karı ve koca, resmî dairelerdeki nizalı ve ihtilaflı işi vekaletle takib edebilirler.

Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunlarının avukatlarla müdafilere taallûk eden hükümleri mahfuzdur.

Madde 24 — Avukatlar, mesleğin vekar ve haysiyetile telifi mümkün olmayan her türlü hal ve hareketten içtinab etmek, vazife ve salahiyetlerini adalet icablarına uygun olarak ifa ve istimal eylemek mecburiyetindedirler.

Madde 25 — Avukatlar, kendilerine tevdi olunan veya vazifeleri dolayısile muttali oldukları ahval ve hususatı her ne suret ve sebeble olursa olsun ifşa etmekten memnudurlar.

Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında şahidlik edebilmeleri iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır.

Madde 26 — Avukat, kendisine teklif olunan işi hiç bir sebeb beyanına mecburr olmaksızın reddedebilir. Red halinde keyfiyetin iş sahibine gecikmeden bildirilmesi mecburidir.

Teklifi iki avukat tarafından reddolunan kimse kendisine bir avukat tayinini baro reisinden isteyebilir.

Baro reisi tarafından tayin edilen avukat işi ücret mukabilinde takibe mecburdur.

Madde 27 — Avukat, kendisine yapılan teklifi :

A) Yolsuz veya haksız görür veya sonradan yolsuz veya haksız olduğuna kanaat getirirse,

B) Aynı işte menfaati zıd bir tarafa avukatlık etmiş veya rey vermiş olursa,

C) İşe evvelce hâkim, hakem, müddeiumumi veya memur sıfatile el koymuş bulunursa,

Reddetmeğe mecburdur.

Bu mecburiyet avukatların şeriklerine de şamildir.

Madde 28 — Avukat, kendisine tevdi olunan evrakı vekâletin hitamından itibaren üç sene müddetle muhafazaya mecburdur. Şu kadar ki, evrakın geri alınması müvekkile yazı ile bildirilmiş olduğu hallerde , mecburiyeti tebliğ tarihinden üç ay içinde nihayet bulur.

Avukat, ücreti ödenmedikçe, evrakı iadeye mecbur değildir.

Madde 29 — Müvekkil tarafından avukat aleyhine dermeyan edilelen akidden doğan zarar ve ziyan iddiaları beş senelik müruru zamana tabidir.

Madde 30 — Avukat deruhde ettiği işi ihtimam, doğruluk ve sadakatile ve intaca mecburdur.

Muayyen bir işi takib veya müdafaadan kendi arzusile vazgeçen avukat keyfiyetin, müvekkiline tebliği tarihinden on beş gün müddetle temsil ve müdafaaya mecburdur.

Şu kadar ki hâkim veya adlî müzaheret bürosu yahut baro reisi tayin edilen avukat mücbir bir sebeb olmadıkça vazife ifadan istinkâf edemez. Mücbir sebebin takdiri, tayini icra eden makama aiddir.

Müvekkilin vefatı halinde avukat, sıfatını mirasçılara veya onların yerine olanlara bildirmeğe ve alacağı yeni talimata kadar mirasçılarını temsil ve müdafaaya mecburdurlar.

Madde 31 — Bir avukatın kaydının terkini veya ölümü halinde baro reisi alâkalıların talebi üzerine veya iş sahibini haberdar etmek suretile resen işleri muvakkaten takib ve tedvir edecek bir avukat tayin eder

Yukarıdaki fıkrada yazılı işlere aid kanunî mehiller dosyaların devir ve teslim tarihine kadar işlemez. Şu kadar ki; bu müddet hiç bir halde on beş günü geçemez.

İşin avukata tevdii keyfiyeti baro reisinin mahkemelere vuku bulunan tebliğ ile teshil olunur.

Madde 32 — Her avukat levhaya kaydi tarihinden itibaren üç ay içinde büro tesise mecburdur. Büronun evsafını tayin barolara aiddir.

Müşterek çalışan avukatlar için ayrı büro edinmek mecburiyeti yoktur.

Madde 33 — Avukatlar büro işlerinde kâtib ve daktilograftan başka yalnız avukat istihdam ederler.

Avukatlıktan menedilenlerle her ne suretle olursa olsun teşriki mesai eden veya bu gibilere bürosunda vazife veren avukat, idare meclisince ilk defasında işten ve tekerrüründe meslekten çıkarma cezasile cezalandırılır.

Avukatlığa veya memurluğa mâni suçlardan birile takib altında olanlar veya mahkûm olanlar avukat yanında istihdam edilemezler.

Madde 34 — Avukat, bürosuna aid işleri kendi mes'uliyeti altında, yanında çalışan stajyer veya kâtib vasıtasile de takib ettirebilir ve suret aldırabilir. Dava dosyaları yalnız avukat ve stajyerleri veya taraflar canibinden tedkik olunabilir.

Madde 35 - Avukat vaz'ıyed eylediği işlere aid münazaalı hakkı iktisabdan veya bunların iktisabına delâletten memnudur. Bu memnuniyet işin hitamından itibaren beş sene sürer.

Madde 36 — Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahud herhangi bir menfaat mukabilinde avukata iş getirmeğe delâlet edenler üç aydan bir seneye kadar hapis cezasile cezalandırılırlar.

Bu hareketi yapanlar memur iseler verilecek ceza altı ay hapisten aşağı olamaz.

Madde 37 — Avukatlar, mahkeme huzuruna, Adliye Vekâletince tayin kılınacak resmî kıyafetle çıkmağa mecburdurlar.

Madde 38 — Her adliye dairesinde baroya ve her mahkeme salonunda avukatlara mahsus bir yer ayrılır.

Madde 39 — Avukatlar baroda kayıdlı olan bürolarından başka herhangi bir yerde, mahkeme salonlarında veya adliye binasında hukukî istişarede bulunmaktan memnudurlar.

Bu madde hükmü, avukatın sureti mahsusada davet edildiği hallerde tatbik olunmaz.

Madde 40 — Avukat deruhde eylediği her iş veya dava yahud yazılı mütaleasına müracaat olunan her husus hakkında ayrı, ayrı muntazam dosya tutmakla mükelleftir.

Avukat, kendi tarafından kaleme alınan veya müsveddesi yapılan her evrakı bizzat veya müvekkilile birlikte imzaya mecburdur.

Madde 41 — Avukat iş hususunda yaptığı mülakatlardan lüzumlu saydıklarım bir zabıt varakasile tesbit eder. Zabıt varakasının ziri mülakatı yapanlar tarafından imza olunur.

Madde 42 — Levhada kayıtlı olan her avukatın mensub olduğu baro nezdinde Adliye Vekâletinden gönderilen numuneye tevfikan tanzim kılınan bir sicil cüzdanı bulunur. Bu cüzdanlar mahremdir. Ancak sahibi tarafından her zaman görülebilir. Bir barodan diğer bir baroya nakil halinde yeni kaydolunan yerin baro reisine gönderilir.

Madde 43 — Avukatların iş celbi hususunda teşebbüsatta bulunmaları, gazetelere reklâm mahiyetinde ilân vermeleri memnudur.

Madde 44 — Usulü dairesinde tanzim ve avukata tevdi edilmiş olan vekâletname 40 inci maddede yazılı dosyada saklanır. Avukat isterse dosyada saklanan vekâletnamenin suretini çıkarıp kullanabilir. Bu veçhile avukat tarafından aslına mutabakati tasdik olunan suretler resmî suret mahiyetindedir.

Aslı mevcud olmayan bir vekâletnamenin suretini tasdik veya aslına mugayir suret ibraz veya tevdi eden avukat üç seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezası görür.

Madde 45 — Temyiz Mahkemesinde, baroda kayıdlı olan her avukatın bir fişi bulunur. Davayı temyiz eden avukatın bu fişine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 444 üncü maddesinin tatbik edildiği hallerde ceza işareti konulur.

Bu hüküm tashihi karar taleblerinde de caridir.

Temyiz mahkemesi birinci ve ikinci reisleri bu fişlere esas olacak malûmatı hazırlamakla mükelleftir.

Bu maddenin tatbikine esas olan fişler 2556 sayılı kanunun 35 inci maddesinde yazılı listeleri tanzime memur edilen büro tarafından tutulur.

Madde 46 — Suiniyetle temyiz eden avukat hakkında Temyiz Mahkemesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 444 üncü maddesi hük­münü tatbik etmekle beraber keyfiyeti avukatın mensub olduğu baroya da bildirir.

Bir yılda üç veya iki yılda beş defa bu cezaya uğrayan avukat iki sene müddetle temyiz arzuhal ve lâyihası yazmaktan ve Temyiz Mah­kemesinde duruşmada vekil olarak bulunmaktan memnudur.

İkinci fıkrada yazılı halin tekerrürü Temyiz Mahkemesinde avukatlık yapmak hakkının izaasını mucibdir.

Madde 47 — 46 ncı maddede yazılı memnuiyete uğrayanlar Adliye Vekâletince Temyiz Mahkemesine, avukatın mensub olduğu baroya ve baro mıntakasındaki mahkemelere tebliğ olunur.

Bu memnuiyet hilâfına hareket edenler ilk defasında işten ve tekerrüründe meslekten çıkarılırlar.

Madde 48 — Vazife sırasında veya ifa ettiği vazifeden dolayı bir avukat aleyhine işlenen suçlar hakkında Türk Ceza Kanununun Devlet memurları aleyhine işlenen cürümlere mahsus olan hükümleri tatbik olunur.

Madde 49 — Avukatların vazifeden doğan veya vazife sırasında işlenen suçlarından dolayı haklarında takibat icrası Adliye Vekilinin iznine bağlıdır.

Tahkikat Adliyeı Vekilinin tensib edeceği makam tarafından yapılır.

Madde 50 — Bu kanun hükümleri dairesinde avukatlar levhasına kaydi icra edilmemiş veya muvakkat vesika istihsali suretile bu hakla iktisab etmemiş olanların, şahıslarına aid bulunmayan her türlü dava evrakının tanzim ve icra muamelelerini takib veya avukatlara mahsus diğer salâhiyetleri istimal etmeleri veyahut avukat unvanı taşımaları memnudur.

Bu memnuiyet hükmüne aykırı harekette bulunanlar ilk defasında beş liradan elli liraya kadar ağır para cezasına ve tekerrürü halinde üç aya kadar hapis cezasına mahkûm edilirler.

Avukatlık yapmak salâhiyetini haiz olmadıkları halde muvazaalı surette matlûb temellük veya kanunların bahşettiği sair hakları suiistimal eylemek suretile avukatlara aid salâhiyetleri kullananlar üç aydan bir seneye kadar hapis, beş yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılırlar.

Mahkemelerle diğer bütün resmî makam ve merciler ve hakemler avukatlık salâhiyetini haiz olmayanları bu sıfatla kabul edemezler.

Üçüncü bab

Avukatlar levhası

Madde 51 — Baro idare meclisi, her adlî yıl başlangıcında, mıntakası dahilinde bulunan bütün avukatların bir levhasını tanzim eder. Levhaya her avukatın alfabe sırasile adı, soy adı, ikametgâhı ve bürosu yazılır.

Levhanın tanziminden sonra baroya kaydi icra edilenlere yeni levhanın tanzimine kadar muteber olan bir vesika verilir.

Levhanın bir sureti Adliye Vekilliğine, Temyiz Mahkemesine, Dev­let Şûrasına ve mıntakası dahilindeki en büyük; mülkiye âmirlerine, mahkemelere, Cumhuriyet Müddeiumumiliklerine, kazaî salâhiyeti haiz heyetlere ve noterlere, diğer barolara gönderilir.

Madde 52 — Her avukat mıntakası dahilinde devamlı olarak avukatlık edeceği baro levhasına kaydedilmekle mükelleftir.

Bir levhaya kayıdlı bulunan avukat devamlı olmamak şartile, memleketin her yerinde mesleğini icraya salahiyetlidir.

Madde 53 — Bir avukat, levhasında kayıdlı bulunduğu baro mıntakası haricinde devamlı surette icrayı meslek eder veya disiplin cezasını müstelzim bir harekette bulunursa o yer disiplin meclisi tarafından bu husus hakkında tanzim edilecek zabıt varakası, icab eden muamele yapılmak üzere, avukatın mensub olduğu baroya irsal edilir.

Madde 54 — Bir barodan diğer bir baroya nakil hakkındaki talebler, levhasına kaydi istenilen baro idare meclisine yapılır.

İlk kayda esas olan vesikaların nakil talebnamesine raptedilmiş olması şarttır.

Madde 55 — Baro idare meclisi nakil talebinde bulunan avukatın disiplin takibatı altında olup olmadığını, iştirak hisselerini tediye edip etmediğini önceden kayıdlı olduğu barodan sorar ve bu hususta lüzum gördüğü her türlü tahkik muamelelerini yapar.

Nakil talebinin tervici halinde keyfiyet ruhsatnameye işaret edilmek üzere Adliye Vekâletine bildirilir.

Madde 56 — Nakil talebinin reddi veya 15 gün zarfında bir karar verilmemiş olması halinde alâkadar, Adliye Vekilliğine müracaat hakkını haizdir. Adliye Vekilliğinin bu babda ittihaz edeceği karar kat'îdir.

Madde 57 — Aşağıda yazılı hallerde avukatın adı lâvhadan silinir:

A) Levhaya kayid talebinden itibaren üç ay içinde baro mıntakası dahilinde ikametgâh edinilmemiş veya ikametgâhın sonradan mıntaka haricine nakledilmiş olması;

B) 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı mecburiyete riayet edilmemiş olması;

C) Avukatlıkla içtimai caiz olmayan bir hizmet veya vazife deruhde edilmiş olması;

D) Avukatın malları üzerindeki tasarruf salâhiyetinin mahkeme kararile tahdid edilmiş olması;

E) Avukatlık vazifelerini devamlı surette ifaya mâni aklî bir arızanın tesbit edilmiş olması;

F) Medenî hakları istimalden menedilmiş bulunması;

G) Türk vatandaşlığı sıfatının kaybedilmiş olması;

H) Mahkeme veya disiplin meclisi kararile işten veya meslekten çıkarılmış olması;

İ) Meslekten istekle ayrılmış bulunulması

Madde 58 - Levhadan silme kararı baro idare meclisi tarafından verilir.

57 nci maddenin (H) ve (I) bendlerinde yazılı haller haricinde, alâkadarın karardan önce dinlenmesi veya dinlenmek üzere davet edilmiş olması şarttır.

Alâkadar, bu karar aleyhine tebliğ tarihinden 15 gün içinde Adliye Vekilliğine itiraz edebilir.

Madde 59 — 57 nci maddeye göre kaydin silinmesini mucib olan hallerin zevalini ve ilk kayde esas teşkil eden şartların varlığını isbat eden avukat levhaya yeniden kaydedilmek hakkını ihraz eder.

Bu kanunun 54, 55 ve 56 nci maddeleri kaydin yenilenmesi taleblerinde de tatbik olunur.

Madde 60 — Cezaî veya disipline müteallik bir karar neticesinde meslekten çıkarılanlarla ikinci maddenin (A) bendinde yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanların ruhsatnamesi Adliye Vekâletince geri alınarak ibtal ve kayidleri bir daha yenilenmemek üzere terkin olunur.

Bu muamelenin tatbiki kararın kat'ileşmiş olmasına bağlıdır.

Dördüncü bab

Barolar

Madde 61 — Mıntakası dahilinde en az on beş avukat buluna her vilâyet merkezinde bir baro teşkil edilir.

Baro kurulamayan yerlerin en yakın baroya bağlanması veya bunarın birleştirilerek ayrı bir baro teşkili ve merkezlerinin tayini Adliye Vekiline aiddir.

Barolar, teşekkülü keyfiyetini Adliye Vekâletine bildirmekle şahsiyet iktisab ederler.

Madde 62 — Umumî heyet baronun en yüksek merciidir. Bu heyet levhaya kayıdlı bulunan avukatlardan terekküb eder.

Madde 63 — Umumî heyet:

A) İdare meclisini ve baro reisini seçmek;

B) Baro mensublarından alınacak duhuliye ve yıllık aidatı tesbit etmek;

C) İdare heyetinin yıllık hesablarını tedkik ve rüyet etmek;

D) Bütçeyi tasdik eylemek;

E) Baro reisinin istifası halinde bir karar vermek;

F) Meslek işlerine aid tekliflerde bulunmak;

ve bu kanunda yazılı diğer hususları ifa eylemek vazifelerile mükelleftir.

Madde 64 — Umumî Heyet her yıl kânunuevvel ayının ilk haftası içinde idare meclisi tarafından hazırlanan bütçeyi müzakere etmek ve Baro reisile idare meclisi azalarının seçim müddetinin bitmesinden 15 gün önce de yeni seçim yapmak üzere toplanır.

Madde 65 — Adliye Vekili ve idare meclisi, lüzum gördüğü hallerde umumî heyeti fevkalâde içtimaa davet eder.

İdare meclisi, levhaya kayıdlı avukatların üçte biri ve yüzelliden fazla azası olan Barolardan elli avukat tarafından verilen toplantı taleplerini nazara almağa mecburdur.

İkinci fıkrada yazılı toplantı talebinin müzakere ihtiva etmesi şarttır.

Madde 66 — Levhada kayıdlı avukatların her biri umumi heyet içtimalarına yazı ile davet olunur. Davet mektubunun toplantı gününden en az bir hafta evvel postaya veya avukata tevdi edilmiş olması lazımdır. Bu mektupla toplantının yapılacağı yer, gün ve saat, ruznameye dahil olan mevad ve teşekkül nisabının olmaması halinde gelecek toplantının yapılacağı yer ve gün yazılır.

Madde 67 — Umumî heyet, levhada kayıdlı avukat adedinin yarıdan bir fazlasile teşekkül eder.

Birinci fıkrada yazılı ekseriyet hasıl olmadığı takdirde içtima hafta sonra ayni gün ve ayni saate talik olunur. İkinci içtimada bulunan avukat adedi ne olursa olsun heyet teşekkül etmiş sayılır.

Kararlar, hazır olan azanın mutlak ekseriyetile verilir. Reylerde müsavat halinde reisin bulunduğu taraf tercih olunur.

Seçileceklerin, içtimada hazır bulunanların yarısından fazlası rey almaları şarttır. İlk seçimde, seçileceklerin tamamı veya bir kısmı bu mikdar reyi temin edemediği takdirde ekseriyeti temin edemeyenlerin iki misline müsavi en çok rey alanlar hakkında yeniden seçim yapılır. Bu seçim sonunda en çok rey alanlar kazanmış sayılır.

Ayni sayıda rey kazananlar arasında kura çekilir.

İçtimalarda, ruznameye dahil olmayan hususlar mevzuubahs edilemez. Yeni bir toplanma kararı bu kayıddan müstesnadır.

Madde 68 — Her baronun bir reisi ve en az dört azadan mürekkeb bir idare meclisi vardır.

Avukat adedi, elliden yüze kadar olan barolarda 6, yüz birden yüz iye kadar olan barolarda, 8, yüz elliden fazla olanlarda 10 aza ve her baroda en çok dört ihtiyat aza bulunur. Baro reisi, idare meclisinin tabiî reisidir.

Madde 69 — Baro reisi ve idare meclisi azaları levhada kayıdlı bu avukatlar arasından gizli reyle seçilir.

Disiplin takibatı altında bulunanlarla haklarında avukatlığa mâni bir suçtan dolayı son tahkikatın açılması kararı verilmiş veya 83 üncü maddenin H, III, ve IV üncü bendlerinde yazılı cezalara uğramış olanlar cezanın infazı tarihinden itibaren üç sene geçmedikçe baro reisi veya azası seçilemezler.

Seçim, umumî heyetten kur'a ile ayrılan üç avukat tarafından idare olunur. Namzedliğini koymuş olanların seçim bürosuna ayrılmaları caiz değildir.

Seçilmek ehliyetini kaybeden baro reisi veya azasının vazifesi kendiliğinden nihayet bulur.

Seçim neticeleri bir mazbata ile Adliye Vekilliğine bildirilir.

Madde 70 — Baro reisi ve idare meclisi azalarının müddeti iki senedir. Şu kadar ki, azaların yarısı her sene yenilenir. İlk seçimden bir sene sonra ayrılacak azalar kur'a ile taayyün eder. Seçim devresinin bitmesinden önce ayrılan baro reisinin yerine seçilenn, geri kalan müddeti tamamlar.

Madde 71 — Azalardan iki sene idare meclisinde bulunanlar, ayrılmalarından bir sene geçmedikçe yeniden intihab olunamazlar. 55 yaşını bitirmiş olanlar veya son üç sene zarfında iki sene idare meclisinde vazife görenler gelecek iki sene için baro reisi veya aza olmaktan itizar edebilirler.

Madde 72 — idare meclisi, azası arasından bir reis vekili ve bir de umumi kâtib seçer.

Baronun yazı ve hesap işleri, adlî müzaheret bürosu umumî kâtib nezareti altındadır. Lüzum görülen yerlerde hesap işlerine nezaret için ayrıca bir aza muhasib olarak ayrılabilir.

Madde 73 — idare meclisinin vazife ve salâhiyeti:

A) Avukatlık vakar ye haysiyetinin muhafazasına, mesleğin adalet gayelerine uygun olarak sadakat ve şerefle icrasına nezaret etmek;

B) Stajyer ve avukatların baroya kayıd ve kabul veya nakil talepleri hakkında karar vermek;

C) Avukatlık levhasını tanzim ve meslekî vecibelerin ifa edilip edilmediğini murakabe etmek;

D) Avukat ve stajyerler hakkında inzibati kaza hakkını kullanmak;

E) Levhada kayıdlı avukatlar arasında tahaddüs eden meslekî ihtilafların halline, taleb vukuunda, tavassut etmek;

F) Avukatla müvekkil arasında çıkan ihtilâfları müvekkilin talebi üzerine tedkik ederek karara bağlamak;

G) Adliye Vekâleti ve (F) bendinde yazılı ihtilâf hakkında mahkeme tarafından taleb olunan mütaleaları rapor halinde bildirmek;

H) Baronun mallarını idare ve muhtaç avukatlara yapılacak yardım şeklini tesbit etmek;

İ) Senelik bütçeyi hazırlayarak umumî heyetin tasvibine arzetmek;

J) Baro namına iktisab ve iltizam hususlarında baro reisine mezuniyet vermek;

K) Avukat yanında yapılacak staj işlerini tanzim ve murakabe etmek;

L) idare meclisi azası tarafından verilen istifalar hakkında karar vermek;

M) Adlî müzaheret bürosu teşkil ve idare eylemek;

N) Umumî heyet kararlarını infaz etmek;

0) Baronun ücretli memurlarını tayin ve azletmek;

P) Dahilî idareye taallûk eden bütün işleri görmek;

ve bu kanunda yazılı diğer salâhiyetleri kullanmak hususlarından ibarettir.

Madde 74— İdare meclisi, baro reisi tarafından doğrudan doğruya veya azadan herhangi birinin müzakere mevzuunu ihtiva eden yazılı talebi üzerine toplanmağa davet olunur.

Kararlar, reis ile birlikte beş azası olan barolarda üç, yedi azası olan barolarda, dört, dokuz azası olanlarda beş, on bir azası olanlarda altı kişinin bir reyde birleşmesile verilir.

Baro reis veya azası alâkalı oldukları işlerin müzakeresine iştirak edemezler.

Madde 75 — İdare meclisi azaları davet mektub veya listesile toplantıya çağırılır. Birbirini müteakib üç celseye sebebsiz olarak iştirak etmemiş olan aza idare meclisi kararile müstafi addolunur.

Bu karara karşı tebliği tarihinden on beş gün içinde Adliye Vekâletine itiraz edilebilir.

Madde 76 — Baro reisliği, idare meclisi azalığı vazifeleri veya baro menfaatlerini temsil ve müdafaa hususunda her hangi bir avukata tevdi olunan iş ücretsiz görülür.

Masraflar baro kasasından ödenir.

Madde 77 — Baro reisi, umumî heyet ve idare meclisi içtimalarına riyaset eder.

Reisin gaybubetinde bu vazife, reis vekili ve onun da bulunmaması halinde meclis azalarından biri tarafından ifa olunur.

Umumî heyetle idare meclisinde ittihaz olunan kararlar ve yapılan seçimler bir zabıt varakasile tesbit olunur. Zabıtnamenin ziri içtimaın hitamından önce reis ve umumî kâtib tarafından imza edilir.

Madde 78 — Reis baroyu temsil eder. İdare meclisinin reisi sifatile haiz olduğu salâhiyetlerden maada:

A) Umumî heyet ve idare meclisi kararlarını infaz etmek,

B) 73 üncü maddeye tevfikan verilen mezuniyet dairesinde baro namına iltizam ve iktisabda bulunmak, taahhüdlere girişmek, baroya yapılan teberrüleri kabul ve bütçeyi tatbik etmek,

C) Mahkeme ve resmî daireler huzurunda baroyu temsil ve müdafaa edecek avukatı tayin etmek,

D) Avukat sicillerinin, Adliye Vekâleti tarafından gönderilen numuneye tevfikan tanzim ve muhafazasını temin etmek,

E) Baro azası veya bir avukatla müvekkil arasında tahaddüs eden ihtilâfları idare 'meclîsine intikale mahal vermeden dostane bir surette halline çalışmak,

ve bu kanunda yazılı diğer hususları ifa eylemek hak ve vazifelerini haizdir.

Madde 79 — Baro mensubları 73 üncü maddenin A, E, F, M bendlerinde yazılı hususların tatbiki dolayısile vuku bulacak davete icabet ve kendilerinden istenilen malûmatı ita ve bu maksadla yapılacak tavsiyelere riayet etmekle mükelleftirler.

Baro reisi, birinci fıkrada münderiç muamelelerin ifasını temin için 100 liraya kadar para cezasına hükmedebilir. Şu kadar ki, bu kararın ittihazından önce, verilen emrin icra olunmaması halinde para cezası tayin edileceği keyfiyetinin alâkadara yazı ile bildirilmiş olması şarttır.

Bu karar aleyhine on beş gün zarfında idare meclisine itiraz olunabilir.

Bu maddede yazılı para cezası disiplin faslındaki hükümlere tevfikan tahsil edilir.

Madde 80 — Baro senelik aidatını makbul bir sebeb olmaksızın vermemekte ısrar edenlerin isimleri, idare meclisi kararile borçlarını ödeyinciye kadar baro levhasından silinir.

Madde 81 — Adliye Vekili bütün avukatlarla idare meclisi ve baro reisliği üzerinde nezaret hakkını haizdir, idare meclisi ve baro reisi üzerindeki nezaret hakkını baro merkezindeki en yüksek dereceli hâkim marifetile ve avukatlar üzerindeki nezaretini baro idare meclisi vasıtasile kullanır.

73 üncü maddenin A bendinde yazılı murakabe hakkını kullanmakta ihmal veya suiistimali görülen idare meclisi Adliye Vekilinin kararile fesholunur.

Bu takdirde umumî heyet, fesih kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde Adliye Vekili tarafından yeniden seçim icrasına davet edilir.

Baro reisine ve idare meclisine aid vazifeler, yeni meclisin seçimine kadar birinci fıkrada yazılı hâkimin inhası üzerine, Adliye Vekilliğince baroya kayıdlı avukatlardan teşkil edilen üç kişilik bir heyet tarafından görülür.

Beşinci bab

Disiplin muameleleri

Madde 82 — Avukatlık vekar ve şerefine uymayan fiil ve hareketlerde bulunanlarla meslekî faaliyette vazifelerini yapmayan veya vazife icabı olan dürüstlüğe riayet etmeyenler hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları tatbik olunur.

Madde 83 — Disiplin cezaları şunlardır:

I - İhtar, avukatı dikkate davettir.

Bu ceza, baro reisi tarafından yazılan bir mektubla tatbik olunur. Sicille geçmez ve aleyhine itiraz olunamaz.

II - Tevbih, meslekî adaba uymayan fiil ve hareketin disiplin meclisi kararile muahezesidİr,

III - Beş yüz liraya kadar para cezası.

İV - İşten çıkarma, avukatın bir aydan az ve iki seneden fazla olmamak şartile meslekini yapmaktan menedilmesidir.

V - Meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınmasıdır.

Madde 84 — Disiplin muamele ve kararları idare meclisi tarafından tertip ve tatbik olunur. Bu takdirde idare meclisi disiplin meclisi unvanını alır.

Madde 85 — Baroya kayit ve kabulden önceki fiil ve hareketler meslekten çıkarma cezasını istilzam etmiş olmadıkça disiplin takibatına mevzu teşkil edemez.

Madde 86 — Disiplin takibatının icrası avukatın, tahkikata başlandığı sırada, kayıdlı bulunduğu baroya aiddir.

Baro reisi ve idare meclisi azaları hakkındaki takibat 81 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı hâkimin tensib edeceği en yakın barolardan biri tarafından yapılır. Şikâyet veya ihbar mevzunun tahkika değer mahiyetle olup olmadığının tayini bu hâkime aiddir.

Hakkında takibat yapılmasına karar verilenlerin vazifeleri takibat neticesine kadar vekil veya ihtiyat aza tarafından görülür.

Madde 87 — Ceza takibatı disiplin muamelesinin tatbik ve icrasına mâni teşkil etmez.

Aleyhine ceza takibatına başlanmış olan avukat hakkındaki disiplin muameleleri bu takibatın devamı müddetince durdurulabilir. Bu takdirde idare meclisi, 103 üncü maddeye göre avukatı işten menetmeğe mahal olup olmadığı hakkında bir karar verir.

Beraetle neticelenmiş olan bir ceza davasının mevzuuna giren fiillerden dolayı disiplin takibatının icrası o fiilerin ceza kanunundaki maddeden ayrı ve başlı başına disiplin cezasını istilzam eder mahiyette bulunmasına bağlıdır.

Madde 88 — Disiplin takibatı idare meclisi tarafından verilen bir kararla açılır.

İdare meclisi, alâkalının ihbar ve şikâyeti veya müddeiumuminin talebi üzerine yahut resen yukarıki fıkrada yazılı kararın verilmesine esas olacak tahkikatın icrasını kendi azasından birine tevdi eder.

Madde 89 — Tahkikat icrasına memur edilen aza sübut delillerini toplar. Lüzum gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir. Hakkında şikâyet edilen avukatı dinledikten sonra dosyayı bir raporla idare meclisine verir.

Madde 90 - Takibat icrasına mahal olmadığına dair olan kararlar. 81 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı hâkime tevdi edilir.

Tebliğ tarihînden itibaren on beş gün içinde takibat icrası için iade edilmeyen kararlar kat'ileşmıs sayılır.

Madde 91 — Ademi takib hakkındaki kararın mevzuuna giren fiillerden dolayı yeniden tahkikat yapılabilmesi yeni delillerin bulunmasına ve kararın kat'îleştiği tarihten itibaren üç sene germemiş olmasına bağlıdır.

Madde 92 — Takibatın icrası karanını vermiş olanlar disiplin meclisine iştirakten memnu değildirler.

Madde 93 — Takibat icrasına karar verilen hallerde tetkikat, duruşma yapılarak icra olunur.

Duruşma gizli olur.

Hâkimler ve levhada kayıdlı avukatlar duruşmada hazır bulunabilirler.

97inci madde hükmü mahfuzdur.

Madde 94 — Usulüne tevfikan yapılan davete icabet etmemiş olan avukatın gıyabında duruşma yapılmasına karar verilebilir.

Madde 95 — Disiplin meclisi, delillerin ne hudud dahilinde ikame ve tetkik edileceğini taleb veya feragatlere veya evvelce verilmiş tararlarla bağlı olmaksızın takdir ve tayin eder.

Madde 96 — Şahid ve ehli hibrenin duruşmaya celbi veya naib vasıtasile yahut istinabe yolile dinlenmesi veya mazbut ifadelerinin okunmasile iktifa edilmesi disiplin meclisinin takdirine bağlıdır.

Ancak; Bir vakıanın delili bir şahidin şahsî malûmatından ibaretse bu şahid her halde dinlenir.

Madde 97 — Tevbih veya para cezasını müstelzim fiil ve hareketlere müteallik disiplin davaları evrak üzerinde tetkik ve rüyet olunabilir. Bu takdirde hakkında takibat yapılanın şifahî veya yazılı müdafaası alınmadıkça yahut müdafaanamesini münasib bir zamanda vermeğe davet edilmedikçe ceza verilemez.

Madde 98 — Duruşma zabıtnamesi reisin tensib edeceği bir avukat tarafından tutulur.

Duruşma haricinde dinlenenlere aid zabıt varakalarının duruşma da okunması mecburidir.

Madde 99 — İstinabe yolile verilen talimat baro merkezinde takibatın safhasına göre idare meclisi veya azası, diğer yerlerde sulh hakimi tarafından icra edilir.

Madde 100 — Şahidler ve ehli hibre müddeiumumilik vasıtasile davet olunur.

Usulü dairesinde davet olunup da gelmeyen veya kanunî bir sebeb olmaksızın şahidlik veya yemin etmekten çekinen şahid veya ehli hibrenin bu hareketinden doğan masraflarla beraber yirmi liraya kadar hafif para cezasına mahkûm edilmesi şahid ve ehli hibrenin ikamet ettiği veya sakin olduğu yerin sulh mahkemesinden istenebilir.

Bu takdirde şahid ve ehli hibrenin ihzar müzekkeresile zorla getirilmesi sulh hâkiminden istenir. İhzar müzekkeresi verilmeyip de yerıiden celbname ile davet edilir ve yine gelmezse evvelce hükmonulan cezadan başka ayni suretle yine bir cezanın hükmolunrnası istenebilir.

Sulh mahkemesi bu hususta tanzim edilmiş olan zabıt varakası üzerine karar verir.

Madde 101 — Disiplin cezaları hakkında karar verecek heyetlere dahil olanların Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı sebehlerle reddi hakkındaki talebler reddi istenilen azadan başkalarının iştirakile tetkik olunur.

Red sebebile heyetin teşekkül edememesi halinde kura ile seçilecek avukat veya hâkim ile heyet tamamlanır.

Madde 102 — Disiplin meclisi kararlarının tasdikli bir sureti alakalılara tebliğinden sonra 81. inci maddede yazılı hâkime tebliğ olunur.

Hâkim bunlardan aleyhine itiraz etmediklerini derhal Adliye Vekâletine gönderir.

Madde 103 — Hakkında meslekten çıkarma cezasını istilzam edebilecek mahiyetle bir fiilden dolayı takibat yapılmakta olan avukat disiplin meclisi kararile işten men edilebilir.

Kararın verilmesinden önce alâkalının dinlenmiş veya dinlenmek üzere davet edilmiş olupta tayin edilen günde gelmemiş olması şarttır

Disiplin meclisi, bu karara esas olan delillerin ne hudud dahilinde ikame ve tedkik olunacağını talaleblerle bağlı olmaksızın serbestçe tayin ve takdir etler.

Karar, hakkında takibat yapılan avukata mucib sebeblerile birlikte tebliğ olunur.

Madde 104 — Haklarında meslekten çıkarma cezası veya tevkif müzekkeresi veya rüşvet, sahtekârlık, sirkat, dolandırıcılık, emniyeti suistimal ve yalan yere şahidlik cürümlerinden dolayı son tahkikatın açılması kararı verilenlerin işten men edilmeleri mecburidir.

Madde 105 — 103 üncü maddeye göre verilen işten men kararları tefhim veya tebliği tarihinde kat'îleşir.

İşten men edilmiş olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa aid salahiyetleri hiç bir suretle kullanamazlar. Bu hüküm avukatın karısı ile reşit olmayan çocuklarına aid işlerde cari değildir.

İkinci fıkrada yazılı memnuiyet hilâfına kasdî olarak hareket eden avukat hakkında 83 üncü maddenin dört veya beşinci bendlerinde yazılı cezalardan biri tatbik olunur.

Mahkemelerle resmî daireler işten men edilen avukatları kabul el etmemekle mükelleftirler.

Madde 106 — İşten men kararı aleyhine haysiyet divanı nezdinde itiraz olunabilir. İtiraz, kararın icrasını durdurmaz. Varid görülürse karar kaldırılır.

Bu husustaki itirazlar acele tedkik olunur.

Madde 107 — işten men edilen avukata aid davalar, baro reisinin tayin edeceği avukatlar tarafından takib olunur.

Otuz birinci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü burada da caridir.

Birinci fıkrada yazılı vekâlet vazifesi haklı sebeblerin mevcudiyeti halinde reddolunabilir. Red sebeblerinin kabule değer olup olmadığını tetkik, 81 inci maddede gösterilen hâkime aiddir.

Vekâlet vazifesi, temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın onu ifa edenin mesuliyeti altında görülür.

Yapılan işlerin ücretini kendisine vekâlet olunan avukat öder. Ihtilaf halinde ücretin mikdarı, idare meclisi tarafından tesbit olunur. Baro, bu ücretin ödenmesinde bir kefil gibi mesuldür.

Madde 108 — İşten men kararı, takibatın durdurulmuş veya avukatlık icrasına mâni olmayan bir ceza verilmiş olması halinde kendiliğinden kalkar.

İşten men kararı, bu kararın ittihazına esas olan hal veya şartların mevcud olmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa disiplin meclisi tarafından ref olunur.

Madde 109 — Disiplin meclisi kararları aleyhine alâkalı avukat tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ve 81 inci maddede yazılı hâkim de evrakın kendisine tevdii tarihinden itibaren on beş gün içinde haysiyet divanına itiraz edebilir.

Yukarıki fıkrada yazılı hâkim, aleyhine itirazda bulunmadığı disiplin meclisi kararlarını hemen Adliye Vekilliğine gönderir. Evrakın vürudu tarihinden itibaren üç ay içinde Adliye Vekili Cumhuriyet Başmüddeiumumiliğine vereceği yazılı emirle disiplin meclisi kararları aleyhine haysiyet divanına itiraz edebilir.

Madde 110 — Haysiyet divanı, Temyiz Mahkemesi birinci reisinin reisliği altında biri Temyiz ikinci reislerinden olmak üzere Adliye Vekili tarafından seçilecek üç Temyiz Hâkiminden ve 111 inci maddede yazılı surette seçilen üç avukattan teşekkül eder. Müddeti dört senedir.

Bundan başka üçü Temyiz hâkimi ve üçü avukat olmak üzere altı yedek aza ayrılır.

Madde 111 — Levhada kayıdlı avukat adedi elliye kadar olan barolar bir, elliden iki yüze kadar olanlar beş, iki yüzden fazla olanlar elli avukata mukabil birer namzedi ihtiva eden bir liste tanzim ederler. Baro idare meclislerine dahil olanlar namzed gösterilemez.

Bu suretle taayyün eden namzedlerin soy adları bir umumî listede toplanarak bütün barolara dağıtılır.

Baro idare meclisleri umumî listenin vücudu tarihinden en çok bir ay içinde bu listeye dahil olanlardan 12 avukat seçerek keyfiyeti bir mazbata ile tesbit eder.

Bu mazbatalara göre en çok rey kazanmış olan 12 namzedin soy alfabe sırasile ve rey sayısı gösterilmeksizin Adliye Vekâletine bildirilir.

Adliye Vekâleti haysiyet divanına iştirak edecek daimî ve ihtiyat azayı bunlar arasından ayırır.

İkinci ve dördüncü fıkralarda yazılı muameleler Ankara barosu idare meclisi tarafından ifa olunur.

Bu maddeye göre yapılacak seçimin dört senelik müddetin bitmesinden altı ay önce başlamış olması şarttır.

Madde 112 — Haysiyet divanı, disiplin davalarını evrak üzerinde tedkik ve rüyet eder. Ancak; işten veya meslekten çıkarma cezasına müteallik hükümlerde alâkalı avukatın talebi üzerine veya lüzumunda resen duruşma icrasına karar verir.

Alâkalı' avukat duruşmada hazır olabileceği gibi kendisini vekâletnameyi haiz bir müdafi ile de temsil ettirebilir.

Duruşma icrası suretile yapılan tedkikatta müddeiumumilik vazifesi Cumhuriyet Başmüddeiumumisi tarafından ifa edilir.

94 ve 95 inci maddeler haysiyet divanı hakkında da tatbik olunur.

Madde 113 — Haysiyet divanında duruşmaya, raportör aza tarafınından işin izahile başlanır. Bu azanın duruşmadan önce raporunu tanzim ve imza ile dosyaya koymuş olması şarttır.

Raportör azanın izahatını müteakib Cumhuriyet Başmüddeiumumisi, alakalı avukat ve varsa müdafii iddialarını beyan ve bunları izah için söz alırlar. Bunlar arasından itirazı yapmış olan taraf önce dinlenir. Son söz, hakkında disiplin takibi yapılan avukatındır.

Madde 114 — Haysiyet divanı, itirazı varid görürse, esas hakkında da karar verir.

İtiraz üzerine verilen Kararlar kat'î olup aleyhine hiç bir mercie baş vurulamaz.

Madde 115 — Disiplin meclisi veya haysiyet divanı, irad ve ikame edilen delilleri tahkikat ve duruşmadan edineceği kanaata göre serbestçe takdir eder. Şu kadar ki, bu heyetler disiplin cezalarının tayin ve tatbikatında avukatlık şeref ve itibarını kuvvetle muhafaza etmek ve mesleğin adalet gaye ve icatlarına uygun olarak icrasını temin eylemek vazifesinden ilham alırlar.

Madde 116 — Bu kanunun ikinci Babında yazılı vecibelere 130 uncu maddenin birinci fıkrası hükümlerine riayet etmeyenler hakkında ilk defasında en az tevbih ve tekerrüründe işten çıkarma ve ikinci maddenin (A) bendinde yazılı bir suçtan dolayı mahkûmiyet halinde de meslekten çıkarma cezasının tatbiki mecburidir.

Madde 117 — Mevzuu irtica olan yahut millî vah'det ve şu telifi mümkün olmayan fiillere müteallik davaları deruhte etmeyi itiyad edenler, disiplin takibatına lüzum kalmaksızın baro idare meclis talebi üzerine Haysiyet divanı kararile meslekten çıkarılabilirler.

Muhitindeki temas ve faaliyetleri itibarile muayyen bir baro mıtakası dahilinde avukatlık yapmaları millî, meslekî ahlâk veya men bakımından tecviz edilmeyenlerin isimleri, baro idare meclisinin talebi üzerine haysiyet divanı kararile mensub oldukları baro levhasından silinir.

Kaydı silinenler levhasından çıkarıldıkları baro mıntakası dahilinde avukatlık edemezler.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı kararların ittihazından önce Cumhur Başmüddeiumumisinin mütaleasile alâkalı avukatın yazılı müdafaası alınır.

Haysiyet divanı, lüzum gördüğü hallerde alâkalı avukatı da dinleyebilir.

Bu maddeye göre Haysiyet divanı tarafından verilecek karar kat'î olup aleyhine hiç bir mercie müracaat edilemez.

Madde 118 — Disiplin cezasını istilzam edecek fiillerin vuku dan itibaren üç sene geçmiş ise takib yapılamaz.

Madde 119 — Disiplin cezaları kat'îleşmedikçe icra olunamaz.

Madde 120 — Disiplin muameleleri dolayısile davet olunan şahid ve ehli hibrenin kaybettiği vakit ile mütenasib bir tazminata hakkı vardır. Bunlardan davete icabet için seyahat etmeğe mecbur olanlara yol ve ikamet masrafı da verilir.

Hakkında takibat yapılan avukat, dinlenmesini istediği şahid ve ehli hibre masrafını peşin olarak öder.

Avukata veya üçüncü bir şahsa yükletilemeyen veya borçludan tahsil imkânı kalmayan masraflar, Devlet Hazinesinin ceza davalarında şahid, tazminat ve masraflarındaki mesuliyeti nisbetinde baroya yüklenir.

Madde 121 — Para cezasına veya masrafların ödenmesine dair olan kararlar îcra ve îflâs Kanununun ilâmların icrası hakkındaki hükümlerine göre infaz olunur.

Para cezaları baro kasasına irad yazılır.

İcra işlerinin takibi baro umumî kâtibine aiddir.

Altıncı bab

Adlî müzaheret ve avukat ücretleri

BİRİNCİ FASIL

Adlî müzaheret

Madde 122 — Asliye mahkemesi bulunan her yerde idare meclisi tarafından tayin kılınan bir avukatın nezaret ve murakabesi altında bir adlî müzaheret bürosu kurulur.

Avukat adedi beşten aşağı olan yerlerde bu mecburiyet yoktur.

Madde 123 — Adlî müzaheret bürosunda devamlı surette çalışacak stajyer ve ücretli memurların tayini ve büroda vazife alacak avukatlara aid sıra defterinin tertibi idare meclisine aiddir.

Kendisine iş tevdi edilen avukat o işin tarifede tesbit edilen ücretini baro kasasına yatırdığı takdirde bu mükellefiyetten kurtulur.

Madde 124 — Büro, adlî müzaheretin temini için lüzumlu olan muameleleri ifa, talebin kabulü halinde davayı takib ve intaç ve umumiyetle muhakeme veya takib masraflarını kısmen veya tamamen ifadan âciz olanların mahkemelerle Adliye dairelerindeki işlerini takib vazifelerile mükelleftir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun adlî müzaheret hakkındaki hükümleri mahfuzdur.

Madde 125 — Müracaatlarında haklı olduklarına dair delil gösteremeyenlere yardım edilmez.

Yardım talebinin reddi halinde alâkalı tahriren veya şifahen baro reisine müracaat hakkını haizdir.

Baro reisinin vereceği karar kat'îdir.

Madde 126 — Adlî müzaheret bürolarının masraf ve varidatı baro bütçesinin ayrı bir faslında gösterilir. Bu fasılda kalan varidat fazlasının ertesi seneye aynen nakli mecburidir.

Vilâyet veya belediye bütçelerinden veya hayır müesseselerinden baroya tahsis edilen yardımlar ile baro lehinde yapılan her türlü teberrülerden tahsis mahalli gösterilmeyenler bu faslın varidat kısmına ilâve edilir.

Adlî müzaherete memur avukat istihsal eylediği ücretin yüzde yirmisini ve büronun yardımından faydalanan kimse avukat ücretinden maada faydalandığı kısmın yüzde onunu baroya tediyeye mecburdur. Şu kadar ki, adlî müzaherete nail olanın tediye edeceği meblâğ asgarî tarifeden aşağı olamaz.

Madde 127 — Adlî müzaheret bürosunu idare veya murakabeye memur edilen avukat büronun senelik faaliyetini bir raporla idare meclisine bildirir.

İdare meclisi büroda çalışmış olanlara ikramiye dağıtılmasına karar verebilir.

İKİNCİ FASIL

Avukat ücretleri

Madde 128— Ücret avukatla müvekkil arasında serbestçe tayin olunur. Dava ve takib ücretleri hakkındaki akdin yazılı şekilde olması şart­tır. Ücretten doğan davalarda yazılı mukaveleden başka sübut delili ikame ve istima olunamaz.

Madde 129 — Ücret mukavelenamesinin muayyen bir meblâğı ihtive etmesi lâzımdır. Her ne suretle olursa olsun hasılı davaya iştiraki tazammun eden ücret mukavelenameleri batıldır.

Hukuk ve ceza davalarının neticelerine göre değişen ücret tayini halinde de hüküm böyledir.

Madde 130 — Her baronun idare meclisi dört senede bir seçim devresi başlangıcında kaza mercilerindeki muamelelerle diğer işlerden alınacak ücretin asgarî haddini gösteren bir tarife hazırlayarak Adliye Vekâletine gönderir.

Adliye Vekâleti haysiyet divanının mütaleasını aldıktan sonra tarifeyi tasdik veya lüzumlu gördüğü tadilleri icra eder.

Yeni bir tarifenin tasdikına kadar mevcud olan tarife hükmü devam eder.

Ücretsiz dava deruhde edilmesi halinde keyfiyet, baro idare meclisine bildirilir.

Madde 131 — Ücret mukavelesi yapılmamış olan hallerde asgarî tarife tatbik olunur.

Mahkûm aleyhine tahmil olunacak ücret tarifede yazılı hadden aşağı ve üç mislinden yukarı olamaz. Ücret davası açacak avukatlar önce baro idare meclisine malûmat vermeğe mecburdurlar.

Madde 132 — Deruhde ettiği işi haklı bir sebeb olmaksızın takibden vazgeçen avukat hiç bir ücret iddiasında bulunamaz ve peşin aldığı ücreti iadeye mecburdur.

Avukatın azli veya işin diğer bir avukata tevdii halinde ücretin tamamı verilir.

Şu kadar ki, avukatın kusur ve ihmalinden dolayı azil veya ayni sebeple iş başka bir avukata tevdi edilmiş ise ücretin ödenmesi lâzım gelmez.

Madde 133 — Müvekkilin teaddüdü halinde bunlardan her biri ve sulhan neticelenen işlerde, taraflar, avukat ücretlerini tediye hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.

Madde 134 — Avukat müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı emval ve nükudu ücret ve masrafın tediyesine kadar ve ala­cağı nisbetinde yedinde hapsedebilir.

Avukat, mukavele ile kararlaştırılan veya hâkim tarafından takdir olunan ücretinden dolayı kendi mesaisi neticesinde müvekkilin muhafaza veya iktisab eylediği emval üzerinde diğer alacaklılara karşı hakkını haizdir. Rüçhan hakkı, vekâletnamenin tanzimi tarihinde sıraalır.

Yedinci bab

Meslek sigortası

Madde 135 — Bir baro levhasında kayıdlı olan her avukat meslek sigortasına yazılmağa mecburdur. Bu sigortaya aid poliçeler baro kasasında ve idare meclisinin tensib edeceği bir bankada bu meclis tarafından saklanır.

Sigortaya yazılmayan veya birbiri ardı sıra iki taksiti ödeme avukat taksiti ödeyinceye kadar işten men edilir.

Madde 136 — Meslek sigortasının şartları haysiyet divanı tarafından tesbit olunur.

Adliye Vekâletinin tensib edeceği altı baronun idare meclisi tarafından seçilmiş olan mümessiller kanunî mecburiyetten ve toplu bir müşteri kütlesinin bulunmasından doğan faydaları ileri sürerek birinci fıkraya göre tesbit olunan şartlan kabul eden şirketlerin tekliflerini tedkik ve bunlardan avukatlık mesleğine en uygun ve müsaid gördüklerini tercih ederler.

Birinci fıkraya göre tesbit olunan şartlar Ankara, İstanbul ve İzmir gazetelerinde ilân olunur.

Madde 137 — Sigorta müddetinin hitamından önce alınacak tazmnatın yüzde birinin kalan seneler adedile hasılı darbından elde edicek yekûn ile sigorta müddetinin bitmesi üzerine alınacak tazminatın yüzde biri avukatın mensub olduğu baro kasasına yatırılır. Bu para müntaç avukatlara aid sigorta primlerinin ödenmesine tahsis olunur.

Baro kasasından ödenmiş olan primler yardım gören avukattan tahsil edilemediği takdirde sigorta müddetinin hitamında kendisine ölümü halinde ailesine verilecek paradan kesilir.

Madde 138 — 136 ncı maddeye göre yapılacak tekliflerin meslek sigortasının tesisindeki maksad ve gayeye uygun düşmemesi veya bu hususta anlaşma husulüne imkân bulunmaması halinde, keyfiyet esbabımucibeli bir mazbata ile Adliye Vekâletine bildirilir.

Adliye Vekâleti, mazbatada istinad olunan sebebleri varid gördüğü takdirde hükmî şahsiyeti haiz bir tekaüd ve yardım sandığı veya mümasil bir tesis vücude getirmeğe ve muvafık şartlar elde edildiği halde sigorta sistemine rücua salahiyetlidir.

Madde 139 - 3 nisan 1340 ve 6/1/1926 ve 29/11/1926,ve 11/4/1928 ve 20/6/1934 ve 5/7/1934 tarih ve 460, 708, 941, 1220, 2516, sayılı kanunlarla 2573 sayılı kanunun 6 ncı maddesi ilga edilmiştir.

Muvakkat Madde I — A) 708 sayılı kanunun ikinci ve yedinci ı delerinde ve 2573 sayılı kanunun altıncı maddesinde yazılı mülâzemet müddetini bu kanunun mer'iyet tarihinde ikmal etmiş olanlar birin maddenin A, B, C, E, F, G, H bendlerinde gösterilen şartları haiz oldukları takdirde baroya kayıd ve kabul olunurlar.

Bu kanunun tatbikatında Medresetülkuzat ve Nüvab mektebi mezunları hukuk mezunu sayılır.

B) Bu kanunun neşri tarihinden 708 sayılı kanunun ikinci ve yedinci ve 2573 sayılı kanunun altıncı maddesinde yazılı mülâzemete başlamış olanlar geri kalan müddeti aynı hükümlere göre tamamladıktan sonra hâkim muavinliği imtihanına kabul olunurlar.

Muvakkat madde II — Bu kanunun mer'iyete girmesinden önce avukatlık ruhsatnamesi istihsal etmiş olanlardan 460 sayılı kanunla zeyil ve tadillerine göre avukatlığa mâni bir hali bulunmayanların barodaki kayıdları bu kanun hükümleri dairesinde yenilenir.

Vilâyet ve kazalardaki Adliye encümen veya heyetleri tarafından verilen karar üzerine avukatlık ruhsatnamesi almış olupta baro teşekkül etmeyen yerlerde avukatlık etmeıkte olanlar o yerin bağlı bulunduğu baroya 'kaydedilir.

Muvakkat madde III Bu kanunun neşri 'tarihinden itibaren dava vekilliği ruhsatnamesile 708 sayılı kanunun beşinci maddesine istinad eden avukatlık ruhsatnamesi verilmez.

Muvakkat madde IV A) Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte dava vekâleti ruhsatnamesini haiz olanlar beş avukat bulunmayan yer­lerde icrayı vekâlet edebilirler.

Dava vekilleri birinci fıkrada yazılı yerlerde avukatlara aid hak ve vazifeleri o yerde bulunan en yüksek dereceli hâkimin nezaret ve murakabesi altında istimal ve ifa ederler. 84 üncü maddede yazılı disiplin cezaları şikâyete mebni veya resen veya mahallî müddeiumumisinin talebi üzerine bu hâkim tarafından tatbik olunur. Bunlardan işten veya meslekten çıkarma cezalarına tebliğ tarihinden onbeş gün içinde alâkalı dâva vekili veya müddeiumumi tarafından mıntaka barosu disiplin mecisine itiraz olunabilir. İtiraz hakkında tetkikler evrak üzerinde yapılır.

Alâkadar dava vekilinin müdafaası alınmadıkça disiplin cezası verilemez. İtiraz üzerine verilen karar kat'î olup aleyhine hiç bir mercie müracaat olunamaz.

B) Bu maddenin A fıkrasında gösterilen yerlerin Adliye encümen veya heyetleri o yerlerde vekâlet yapmak isteyen dava vekillerinin bir listesini tânzim ederek Adliye Vekâletine gönderirler.

Listeye kaydi icra edilmeyenler keyfiyetin tebliğ tarihinden on iş günü içinde Adliye Vekâletine müracaat hakkını haizdirler.

Adliye Vekâletinin vereceği karar kat'îdir.

Bu fıkra hükmü nakil veya yeniden kâyıd talebleri hakkında da caridir.

Muvakkat madde V Bu kanunun 122 nci maddesinde yazılı adlî müzaheret bürolarının tesisine esas olan avukat adedinin tayininde o terde mevcud dava vekilleri de hesaba katılır.

Adlî müzaheret bürosu kurulamayan yerlerde 23 üncü maddenin evrak tanzimine ve resmî dairelerdeki işleri takibe dair olan hükümleri bu büronun tesisine kadar tatbik olunmaz.

Muvakkat madde VI Baro meclislerinin bu kanuna göre teşekkül etmiş ve 130 uncu maddede yazılı ücret tarifesinin tesbitine kadar, 460 sayılı kanunla zeyil ve tadillerinin bu husustaki hükümleri cereyan eder.

Muvakkat madde VII Bu 'kanunun mer'iyetinden önce yapılan mukaveleleri akdedildikten tarihteki hükümlere tabidir.

Muvakkat madde VIII Bu kanunun beşinci maddesi hükümlerinin tatbiki üç sene tehir edilebilir.

Muvakkat madde IX 460 sayılı kanunla zeyil ve tadillerine göre teşekkülkül etmiş olan baroların bütün hak ve vecibeleri bu kanun mer'iyete girdikten sonra teşekkül edecek barolara intikal eder.

Madde 140 — Bu kanun 1/XII/1938 tarihinden itibaren mer'idir.

Madde 141 — Bu kanunun hükümlerini icraya Adliye Vekili mamurdur.

8/7/1938

No
Başlığı
Düstur Tertip
Cilt
Sahife
RG Sayı
Divanı ahkamı adliyeye merbut mehakimi nizamiye huzurunda dava vekaleti etmek isteyen ecnebilere dair kararname 8 Ramazan 1291
Memaliki nizamiye dava vekilleri hakkında nizamname ve ücret tarifesi 18 Şevval 1292
1
3
198
Dava vekaleti nizamının vilayatta dahi icrasına dair tahriratı umumiye
1
4
716
Dava vekaletinin ruhsatı resmiye istihsal edenlere inhisarı hakkındaki hükmü nizamın umurun cezaiyeden maada deavide lağvı hakkında irade 20 Zilhicce 1303, 7 Eylül 1302
1
5
zeyil
520
Dava vekillerinin imtihanına dair nizamname Gurre Zilhicce 1301
1
4
35
Dava vekilleri cemiyeti nizamnamei dahilisi 16 Zilhicce 1292
1
3
204
Avukatlarla dava vekilleri vesaire tarifei mahsusanın mehakim mubaşirlerine verilecek ucrata dair olan ahkamının ikmaline dair nizamname
1
5
763
Dava vekilleri hakkında kanun
2
1
751
341
Mehakimi nizamiye dava vekilleri hakkındaki 18 Şevval 1292 tarihli nizamnamenin 40ncı maddesine müzeyyel mevaddı nizamiye
2
11
185
3521
540
Dava vekaleti ruhsatnamesine dair nizamname 18 Kanunusani 1337
3
1
192
-
460
Muhamat Kanunu
3
5
764
69
708
Muhamat Kanununun Bazı Mevaddını Muaddil Kanun
3
7
333
272
941
3/4/1340 Tarih Ve 460 Numaralı Kanuna Müzeyyel Kanun
3
8
55
539
103
460 numaralı Avukatlık Kanunu 4üncü maddesinin tefsiri
3
8
34
535
106
460 numaralı Avukatlık Kanununun tefsiri
3
8
88
548
1220
Avukatlık Kanununun 6ncı Maddesi İle 12nci Maddesi Son Fıkrası Ve Onu Muaddil Olan 6/1/1926 Tarih
863
127
Avukatlık Kanununun 11inci ve meskur kanunun bazı maddelerinin muaddil kanunun 5inci maddesinin tefsiri
3
9
275
867
6439
Avukatlık Kanununun ikinci maddei muaddelesi mucibince mektebi mülkiye mezunlarından avukatlık imtihanına dahil olacaklar hakkında talimatname
3
9
281
143
Avukatlık Kanunununda yazılı "Mülazemet" tabirinin tefsiri
3
10
588
1161
544
Avukatlık Kanununun bazı maddelerini tadil eden 708 numaralı kanunun 6ncı maddesinin tefsirine mahal olmadığı hakkında karar
3
11
73
1414
621
Mücadelei milliyeye iştirak etmiyen memurin hakkındaki 854 numaralı kanunun 1inci maddesi ile 460 numaralı Avukatlık Kanununun ikinci maddesinin tefsirine mahal olmadığı hakkında Meclis Kararı
3
12
216
1755
2516
3
15
1266
2735
Maliye Nezarati celilesine merbut hukuk müşavirile dava vekillerine ait talimat 10 Muharrem 1304, 20 Eylül 1302
1
5
531
Maliye Nezarati celilesine merbut hukuk müşavirile dava vekillerine mütedair 10 Muharrem 1304 tarihli talimatın 17nci maddesine zeyl
2
3
693
892
1333
Devlet davalarını intaç eden avukat veya dava vekillerine verilecek ücreti vekalet hakkında kanun (Bu kanun 1389 numaralı kanunun 3üncü maddesi ile ilga edilmiştir)
3
9
-
904
1389
Devlet davalarını intaç eden avukat vesaireye verilecek ücreti vekalet hakkında kanun (2159 sayılı İnhisarlar idaresi hakkındaki kanunun 8inci maddesinde 1389 sayılı kanuna matuf hüküm vardır. Düstur T:3, C:14, S:557 ve RG:239?)
3
10
-
1115
1891
1389 numaralı kanunun birinci maddesine merbut cetvele bir fıkra ilavesine dair kanun
3
12
-
1976
8156
Devlet davalarını intaç eden avukat vesaireye 1389 numaralı kanun ahkamına tevfikan verilecek ücreti vekalet hakkında talimatname
3
10
1888
125?
2573
Devlet davalarını takibe memur avukatlar hakkında kanun
3
15
1419
2752
2/1239
Devlet davalarını takibe memur avukatlara dair nizamname kanun
3
16
-
-
2159
İnhisarlar İdaresi hakkındaki kanunun 8. maddesinde 1389 numaralı kanuna matuf hüküm vardır
3
14
557
2395
1263
Efkafı müdüriyeti umumiyesinde istihdam edilecek avukatlar hakkında kanun
3
9
866
899
2789
Efkafı müdüriyeti umumiyesinde istihdam edilecek avukatlara dair olan kanunun 3üncü maddesine ek kanun
3
16
1421
3035
765
Türk Ceza Kanunu
3
7
850
320
1412
Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu
3
10
580
1172
1086
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
3
8
1559
622-624
2004
İcra ve İflas Kanunu
3 13
532
2128
2556
Hakimler Kanunu
3 15
1359
2751

Yorumlar